Yolun Bittiği Yerde Farklı Bir Hayat Yaşanır – Sait Alioğlu

İsmini duymuş, Kürtçeden Türkçeye çevirdiği birkaç eser ile gazetelerde yayımlanan yazılarını okumuştum. Kendisiyle tanışıklığım bu kadardı. Yine, özelde Kürt edebiyatı, genelde ise Türk edebiyatı ile ilgili okuma ve yazma uğraşısı ile “bitmesi gereken” Kürt sorununa yönelik çabalar içerisinde olduğunu uzaktan… Devamını oku…

Yokuştan İnerken – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

istanbul’un bazı geceleri, sisler içinde bir aydınlıkta son bulur. ağır adımlarla yürürken bu gecenin ne kadar beyaz ve ışık dolu olduğunu düşünüyordun. beyaz ama temiz değil, ışık dolu ama bulanık… kaldırım kenarında sıra sıra yükselen sokak lambalarının aydınlattığı nem, yüzünü… Devamını oku…

Cici Siyonist(!) İçin Tüm Kapılar Açıktır; Kapatılırsa O Başka! – Sait Alioğlu

Doksanlarda, başta TRT olmak üzere, muhafazakâr kesimin severek izlediği bir kanalda belli günlerde dizi filmlerle birlikte “Film Kuşağı” vb. akışı içerisinde birçok yabancı menşeli film gösterimi olurdu. Biz de, zaman bulduğumuzda, adı geçen kanalda gösterilen filmleri izlemeye çalışırdık. Aradan epey… Devamını oku…

Güneş Bana Dokunmak İçin – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

iştar beni al kanatlarına götür uzakların dinginliğine artık son nefesim bir kanaate gitti insan kıyamet alametinin kendisidir isterdim ki telaşsız bir günüm olsun pür dikkat dünyaya kesileyim eli kanlı hangi ağacın gölgesinde şimdi kayıtsızca dinlenebilirim iştar al beni sen büyüt… Devamını oku…

Gazaba Uğrayan Şiirlerin Adıyla – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

kalemi kavramak kılıç niyetine sağlam bir kalede bilmem ölümden dönmek midir ey şair toprakların üstünden nice ömürler geçti bekleyemeyiz artık, kıvılcım tutuştu kabbani bir yumruğun ölümünü anlatmıyorsa nedir ki şiir denizle zindanı ayıran bir yer yok gazze’de yere çalınmıyor tacı… Devamını oku…

Ekşi Elmalar

Elma ağacının tepesinde bir-iki elma kalmış. Kendileri düşmedikten sonra onları alabilmek çok zordur. Ağaç zaten narindir; yukarı doğru dalları iyice incelip zayıflar, esner. Hiçbir şekilde tırmanmaya gelmez. “Üç ayak” diye tabir ettiğimiz tırmanma yardımcısı gereç de ortalıkta yoksa tepedeki o… Devamını oku…

Kalem ve Yazı Yazmaya Başladıktan Bu Yana – Sait Alioğlu

Allah, Kur’an’da “insana kalemle yazı yazmayı öğrettiğini” söyler. (Alak, 4) Buradaki kalemin kişinin kendisine apaçık bir şekilde gösterilen ve hakikatten izler taşıyan beyyine (kanıt, delil) olduğu kabul görür. Bununla birlikte o kanıtların anlaşılmasını ve kabul edilmesini sağlama açısından belgenin ve… Devamını oku…

Bir Eser Üzerinden Kitap Okuma Serüvenime Dâir, VI – Sait Alioğlu

Biz bu yazı dizisinde, karınca kararınca, dönemi açısından çoğu zaman yokluğunu yaşadığımız, olabildiğince kıt imkânlarla elde edebildiğimiz, bulduğumuz zamanda da ya parasızlıktan dolayı alamadığımız ya bir şekilde temin etmiş olsak da genellikle içerik açısından rahat bir şekilde okuyamadığımız kitaplarla ilgili… Devamını oku…

Bir Eser Üzerinden Kitap Okuma Serüvenime Dâir, V – Sait Alioğlu

Ortaokulun sonlarına doğru adım attığımız sol-sosyalist düşünce çevresinden 12 Eylülün ilerleyen ama kasvetinin bir türlü gitmeyip üzerimizde kaldığı bir zaman diliminde ayrılıp İslam çizgisine vâsıl olduğumuzda, “kısmetimiz kadarıyla” birçok kitabı okuma imkânımız olmuştu. Şunu baştan belirtelim ki, muhafazakâr bir aile… Devamını oku…