Eyl
9
2013

Şehir ve İnsan – Aliya

Dindarlık şehrin büyümesiyle azalır, daha doğrusu bu azalma, insana yadırgatıcı bir tarzda tesir eden şehircilik unsurlarının birikmesiyle beraber meydana gelir. Çünkü şehir ne kadar büyürse, üzerindeki gök de o kadar ufalır; tabiat, çiçek ve aydınlık o kadar az, duman, beton ve teknikse o kadar çok olur. O kadar az şahsiyet, o kadar çok kitle kültürü olur. Şehir ne kadar büyükse cinayetler o nispetle artar. Köyde insan yıldızlarla süslü gök çiçeklerle dolu kırlar, akarsu bitki ve hayvanları müşahede etmeye fırsat bulur ve tabiatın tezahürleriyle doğrudan doğruya temas halindedir. Zengin adet, folklor ve düğün adetleriyle sadece seyirci olmayıp aynı zamanda iştirakçi de oluyor, bunlar sayesinde kültürel yaşantısını sağlar. Şehirdeki insan ekserisi kışlalara benzer evlerde büyür. Seri imalatın çirkin mamullerle çevrilidir ve içi kitle iletişim araçlarıyla aktarılan pasif bilgilerle doludur. Şehirdeki insanın sanatla daha çok iç içe olduğu savının tamamen yanlıştır. [Aktaran: Hilal Çetin]

Yorum bırak