Bir Gezgin Adam | Erdem BAYAZIT
Bir adam belki de en çok bir rüzgardır şimdiŞişli yabancı gölge gibi gezgin bir rüzgarŞehri bir yabancı gibi dolaşıyorŞehrin mabetleri bir bir tükeniyorBaşlıyor içinde sonsuz susuzlukAvuçlarının içi terliyor.
Bir adam belki de en çok bir rüzgardır şimdiŞişli yabancı gölge gibi gezgin bir rüzgarŞehri bir yabancı gibi dolaşıyorŞehrin mabetleri bir bir tükeniyorBaşlıyor içinde sonsuz susuzlukAvuçlarının içi terliyor.
Erzincan’dan haber geldi. Dediler: “kanlı borasar!” Gariplere oldu mezar, Vay yiğidim, vay mazlumum vay! Oy başbağlar oy başbağlar! Garip anam başın bağlar. Bana da diyemez belli. Yağdı üstüne kurşunlar vay! Yakılmıştı tüm evleri, Kan doldurdu dereleri. Söyle bana kanlı testi… Devamını oku…
“Kanonik metnin dışında; Onun romancılığının hak ettiği ilgiyi bulamayışında ya da “kanonik metnin dışında” kalmasında/bırakılmasında bu yönünün de etkili olduğundan söz edilebilir mi? Edilebilir kanaatindeyim. Daha önce de belirttiğim gibi Fatma Aliye Hanım dönemindeki diğer kadın ve erkek romancıların kadın… Devamını oku…
“Bence bu metin incelemesi, eleştiride bir amaç değil, kaçınılmaz bir araç, bütünsel bir çalışmanın bir ön çalışmasıdır” diyorsunuz. Bunun nasıl bir ön çalışma olduğunu, neyin aracı olduğunu biraz açalım. Yeni Dergi’de Hüseyin Cöntürk’le Divan Şiiri üzerine yaptığınız polemikte de biçimci… Devamını oku…
Uzun yıllar boyunca katlanarak büyüyen Kürt sorununun, daha da yakıcı hale geldiği bir aşamadayız. Yaşanan gelişmeler herkesin en doğal haklarıyla, özgürce yaşama ihtimalini zayıflatırken; nefret tohumlarının her yere saçılmasına sebep oluyor. Acının ve öfkenin; aklı ve vicdanı körlediği bu iklimden… Devamını oku…
Kürt sorununun geldiği yakıcı aşamada geç kalmış bir adım olarak edebiyatçıların ya da genel anlamda bütün duyarlı sanatçıların imzalarıyla ortak bir çağrıda bulunalım. 80 yıllık devasa bir sorun olarak Kürt meselesi her geçen gün hakikati ve insanlarımızı yutan bir kara deliğe dönüşüyor…. Devamını oku…
“Üniforma giymeyen insanlara kendilerinin sivil olduğunu düşündüren nedir” diye sormak gerek. Sana kim olacağın telkin edilmiş değil mi? Bunu sana içinde yaşadığın çevre yapmış. Şiirde de, gündelik hayatta da durum bu. Mesele üzerine giydiğin ya da giymediğin üniforma değil, içindeki… Devamını oku…
“Her şeyin özelleştirildiği bir çağda Nâzım devletleştiriliyorsa, bunun bir nedeni vardır. Burjuvazi o devin silahlar kadar kudretli sözcüklerini proletaryanın elinden almaya, salonların nezih havası içinde eritmeye çalışıyor. Solcu olanlar aklını başını toplasın. Özelleştirmeye karşı olan, Nâzım’ın devletleştirilmesine karşı çıksın! Kimse… Devamını oku…
İnme gözlerime maden,yüreğime, sözlerime binmeDaha dur ne olurçorbam sıcak banamadığım, Yavrum huysuz uysal ceylan gibiŞöyle bir saramadığımdaha dur Kızım, oğlum,eşimBakarsın sürpriz olur gelirimçıkıverir mütebessim Mezar olmasın kanıma katranın karaayazıma güneş, çocuğuma kalem olNokta olma eksik satırlarıma.Daha dur ne olur Düşersen… Devamını oku…
Bay K’ya ev sahibesinin küçük kızı; “Köpek balıkları insan olsalardı, öteki küçük balıklara şimdikinden daha nazik davranırlar mıydı?” diye sordu. “Muhakkak” dedi Bay K: “Köpek balıkları insan olsalardı, küçük balıklar için sağlam muhafazalar yapar ve bu muhafazalara onlar için hayvan… Devamını oku…