Eki
5
2010

Kapitalizm, Ramazan ve Edebiyat – Mustafa Özeke

Bir Nokta Dergisi Ağustos sayısı, editörün Ramazan’ın hayatın orta yerine kuruluşunu ve orucun insana getirdiği faydaları değerlendiren yazısıyla başlıyor. Ramazanın “kendisiyle ilgilenen ilgilenmeyen, seven sevmeyen her kesimi otağına alışı”ndan bahsediyor editör. “Bütün gündemleri geriye atıp kendi gündemini oluşturuyor zaman” diyor.
Bunları okudukça çok olumlu bir atmosferde hissediyor insan kendini. Gündemi oluşturan herkesi “zaman” kavramının altına tıkıştırarak, oluşturulan gündemde emeği geçen kapitalistleri yermeden geçmeyi başarabilmiş yazar.
Büyük toplumsal sorunları küçük kelimelere sıkıştırma, kelimelerle geçiştirme ustalığını önceki sayıda olduğu gibi bir kez daha göstermiş oluyor böylece editör. Ne de olsa arka sayfadaki reklâmlarda birtakım kapitalist moda etkinlik reklâmları var. Dergideki reklâmlarda çağdaş sanatlardan olan(!) kadın sergisi reklâmı; Fashion Week (moda haftası) bile verilebiliyor mesela vs. Bu reklâmlar, kapitalizmin ramazanın çadırına (otağına) girişinin neden sorgulanmadığını anlatıyor olsa gerek.
Yüzünü on bir ay farklı bir ay farklı gösterenlerin bir çadır altına toplanışını samimi bulmak ya da sorgulamamak ne kadar hakkaniyetli bir yaklaşımdır? Yazar hep iyi yerden bakınca bazı kötülüklerin yok olacağını sanıyor olmalı ki hiç olumsuzluklardan bahsetmiyor. Kapitalizmin oluşturduğu hükümranlığın acı boyutunu görmek bir yana onu masum görüp ona destek olmak İslami duyarlılığı olan bir dergide açıklanabilir bir durum değildir. Kapitalizm bir kısım insanı yaşatırken diğer insanlara nasıl zulmediyor buna herkes şahit. Ramazan ayında orucunu intiharla açan insanların haberini aldığında “keşke ben de kapitalizmin önüne bir taş koysaydım” diye düşünmesini umuyoruz yazarın.
Dergideki şiirlere bakıyorum da; çoğu şiir ‘Yapma, etme, yapmam, etmem, yaban çileğim” gibi senli benli şiirler, yani ikili; toplumda ezilenlere, zalimliklere özellikle ülke gündemine değinmeyen şiirler. Toplumsal gündeme değinmek devlet tanrısına sataşma olacağından dergi genelinde “çarpılma” korkusu hâkim maalesef. Her şeyi güzel görüyor insanlar. Bütün gündemleri geriye atıp kendi gündemini oluşturan “zaman” maalesef içerisinde neler neler barındırıyor bir bilseniz! “Güzel bakan güzel görür” doğrudur ama hep güzel bakınca kötülüklerin üstüne giden olmuyor yani mücadele bilinci oluşmuyor. İslami duyarlılığı olan dergilerde ezilenlere olan bu uzaklık, yanı sıra ister istemez ezenleri fark edememeyi beraberinde getiriyor. Dileğimiz ezilenlerle beraber olmanın, onlarla hareket etmenin en iyi örnekliğini gösteren peygamberimizin yolunu hatırlamak ve hatırlatmak. Ezilenlerin rahatsız etmediği bir edebiyat hele de İslami kimliği olanların seçeceği bir edebiyat olamaz.

Yazar Hakkında:

Henüz yorum yapılmamış+ Yorum Ekle

  • (Beyin!(kap)RUH'(İt)al(İ!)izm)
    Gerçek anlamı bu alsa gerek.sadece hayata dair değil maneviyat ta Kapitalizm'e kurban gidiyor.

Yorum bırak