Eki
1
2011

HES’ler Yeni Köy Romanları Yazıyor | Cem Erciyes

“Erzurum’un Tortum ilçesine bağlı Bağbaşı beldesi Ödük Vadisi’nde yapılmak istenen HES’e tepki gösteren bir grup ile güvenlik kuvvetleri arasında arbede çıktı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 200 kişi, iş makinelerinin önünde oturarak çalışma yapılmasına izin vermedi…” Bu hafta en son okuduğum HES protestosu haberi bu. Daha önce Trabzon Çaykara’da, Rize Fındıklı’da, Antalya Akseki’de de benzerleri oldu. Dereleri tünellere kapatıp üzerine elektrik santralı yaparak Türkiye’nin enerji açığını kapatmak parlak bir fikir gibi görünüyor. Ne de olsa boşa akıp giden binlerce dere var bu ülkede. Ama o akarsuyun çevresinde yaşayan insanlar hiç de aynı fikirde görünmüyor. Bırakın tarlasını, merasını kaybedecek olmasını, kenarında nefes aldığı, serinlediği, köyünün güzelliğiyle övünmesini sağlayan akar suyu kaybetmeyi istemiyorlar. “İstemiyoruz” diyorlar, dinleyen yok. Onlar da çıkıp kendilerini iş makinelerinin önüne atıyor. Hem de “Tesisler bize iş kapısı olur, köyümüz hareketlenir” filan gibi kör bir faydacılığa kapılmadan, sahip olduğu nimetleri, kendinden sonrakilerin geleceğini korumak için yapıyorlar bunu.

Köylünün, gelişme adına kendi hayatını mahvedecek büyük yatırımlara karşı böyle direnmesinden etkilenmemek mümkün değil. Bana 50-60 yıl önce yazılan köy romanlarının kahramanlarını hatırlatıyorlar. Yaşar Kemal’in ‘kemikli sivrisinekleri’ çocuklarını sıtma yapmasın diye çeltik tarlalarına karşı çıkan köylüleri var ya; sanki bugünkü köylüler de onlarla aynı damardan geliyor.

Çarşamba günü Güven Eken, Radikal’deki köşesinde yazdı, “Ne vicdan, ne bilim, ne de adalet… Bunların hiçbiri bu süreçte yok. (…) Adaletin bu mu Türkiye?” diye. Hakikaten orada yaşayanlara rağmen “Sizin için bu iyidir, memleket için hayırlıdır” diyerek yapılan şeyi kabul etmek mümkün değil. Anadolu’nun her tarafına HES’ler yayıldıkça, protestolar, yürüyüşler, arbede haberleri de yayılıyor.

Her şeye rağmen bir gün bu HES inşaatları biterse, çevresindeki doğa da bitecek. O yerleşim yerleri mutsuz insanların yaşadığı köylere dönüşecek. Acaba o zaman Türk edebiyatı köylüleri hatırlayıp onların yeni romanlarını yazar mı? Belki…

Radikal Hayat / 01/10/2011

(Görsel: “HES”, Anti-Pop, 2011.)

 

Yorum bırak