Özgür Yazarlar Birliği Tahran’daki “Uyanış Dalgaları” programındaydı

Özgür Yazarlar Birliği, “direnen edebiyat” sloganının hayata daha somut olarak taşınması misyonuyla kurulmasının ardından geçen kısa zamana rağmen, varlığını hissettiren etkinliklere imza attı. Tokat yerelinde kurulan birlik, İstanbul’da düzenlediği iki panelle birlikte ufkunun yerelin çok daha ötesinde olduğunu ortaya koydu. Ve son olarak Tahran’da düzenlenen “Uyanış Dalgaları” (Bidarê Emwac) adlı programda TOKAD ile birlikte temsil edilerek, tahayyülünün evrenselliğini işaret etti.

İslamî Teblîğler Kurumu (Sazman-ı Teblîğat-ı İslamî) çatısı altında çalışma yürüten Sanat Enstitüsü (Hoze-yê Hûnerî) bünyesindeki İslamî Uyanış Edebiyatı (Wêje Bidar-ê İslamî) tarafından organize edilen programın davetli konuşmacıları arasında Almanya’dan Özgür Yazarlar Birliği Üyesi Gazeteci-Yazar İbrahim Sediyani ile Özgür Yazarlar Birliği (ÖYB) Genel Sekreteri ve TOKAD Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Özlük de yer aldı.

4 ülkeden 5 konuşmacının yer aldığı organizasyonda, İbrahim Sediyani, Mavi Marmara hadisesinin İslam alemine ve tüm dünya mazlum halklarına verdiği mesaj üzerinde durdu.  Sediyani, “Dünyanın ve insanlık ailesinin uyuyan vicdanını, erdem ve fazilet duygularını harekete geçiren Mavi Marmara gemisi, bir değil, iki defa tarih yazan bir yolculuğa imza atarak, modern zamanlar insanının yitirdiği, yabancılaştığı tüm insanî ve ahlakî hasletlerin yeniden kalplerde yeşermesine, bilinçlere kazınmasına ve yerküresinde filizlenmesine vesile oldu” ifadelerini kullandı.

“Bilindiği üzere, insanlık tarihindeki ilk erdemli toplum, ilk fazilet ülkesi, ilk barış ve adalet devleti, bir gemide kurulmuştu; Hz. Nûh (as)’un yaptığı gemide. Sonuncusunu da Mavi Marmara yolcuları yine bir gemide kurdular” diyen Sediyani, Mavi Marmara hadisesini “destan” yapan en önemli özelliğin bu olduğuna işaret etti.

Mavi Marmara hadisesinin unutulmaması, hafızâlardan silinmemesi için “tanıklık” yapmayı, Mavi Marmara hadisesini canlı tutmayı ve bu “mavi yolculuğun” verdiği evrensel ve insanî mesajı ait olduğu çağa ve topluma ulaştırmayı, bu mesajı “dâvetçi” kimliğiyle bütünleştirerek yaygınlaştırmayı, ertelenemez bir sorumluluk olarak addettiğini belirten Sediyani, “Bu sorumluluğun gereği olarak da, nazik davetinize icabet ederek buraya, Tahran’a geldim” dedi.

“Bütün dînî, kavmî, menşeî ve meslekî kimliklerimin ötesinde, her şeyden önce bir ‘insan’ olarak en büyük arzum, zûlüm ve sömürünün olmadığı, savaş ve işgallerin yaşanmadığı, kin, nefret ve düşmanlık duygularının ortadan kalktığı bir dünyada yaşamak, gezegenimizde barış ve adalet umdelerinin yücelmesi, insanlarda ve toplumlarda dostluk ve kardeşlik bağlarının oluşması ve kalplerde sevgi ve merhamet duygularının yeşermesidir” diyen İbrahim Sediyani, “İran’a yaptığım ziyaret bu amaca bir nebze de olsa katkıda bulunursa, bundan büyük mutluluk duyacağım” cümlesiyle konuşmasını tamamladı.

Panele Türkiye’den davet edilen Özgür Yazarlar Birliği (ÖYB) Genel Sekreteri ve TOKAD Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Özlük ise Farsça yaptığı konuşmasında 1948 Filistin İslamî Direniş Hareketi Lideri Şeyh Raîd Salah ile gemide yaşadığı anılarını paylaştı.

 

 

 

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir yanıt yazın