Eyl
28
2012

meyve mi yasak dil mi

 

yasak meyve dergisinin 58. sayısında “Dil Devrimi” kutlanıyor. “D”ler büyük yazılıyor. Biraz hüzün biraz aynı lakırdı editör selamından sonra aşağıya alıntıladığımız ve çerçeve içerisinde özel bir tasarımla okuyucuya sunulan vurguda da yer alıyor.

Dili temizlemenin zamanla başka temizlik harekâtları anlamına geleceğini, dilde yenileşmenin toplumun zihniyetini de baştan başa yenileyeceğini bilmeyen yok. yasak meyve sadece şiir midir? Yakın tarihin yasaklarla örülü geçmişi, acınası bir ruh gibi bu derginin selam yerinde dolanmaya devam ediyor.

Süslü çerçevede sunulan yazı şu şekilde:

[   Her insan, kendi dilinin sözcükleri arasında bağ kurarak kendi tümcesini kurar ve düşüncesini anlatır. Sözcük ve kavramları zengin bir dil, düşüncenin aktarılmasını, iletişimi kolaylaştırır. Bu açıdan bakınca Türkçeye yeni sözcükler, kavramlar kazandıran Dil Devrimi aynı zamanda düşüncenin yenileşmesini sağlayan bir eylemdir. Kâmile İmer’in söylediği gibi, “Dil Devriminin gerçekleşmesini sağlayan etkenler, aynı zamanda onun amaçlarını ortaya koymaktadır. Uluslaşma etkeni dili yabancı öğelerden temizleme amacını, öteki de kültür dili durumuna getirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçların olumlu sonuçlar vermesi, ortaya çıkan ürünlerin toplumun malı olmasına bağlıdır. Devletin desteği olmaksızın dilde yapılan devrim, bireysel bir eylem olarak kalır, topluma mal olmaz. Dil Devrimi’nin hazırlık evresindeki çabalar, bunun en güzel örnekleridir. Türk Dil Devrimi’nin hazırlık evresi olarak nitelendirebileceğimiz ve Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemdeki dili temizleme isteği toplumu kapsayamamıştır. Ancak cumhuriyetten sonra, 1932 yılında devletin öncülüğünde Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşuyla dilde yapılan yenilikler, ulus çapında bir eylem olarak topluma mal olmaya başlamıştır.”

(Dilde Değişme ve Gelişme Açısından Türk Dil Devrimi, TDK Yayınları, Ankara, 1976, s. 31 ve ötesi)

dildernegi@dildernegi.org.tr  ]

Dergide bir tek güzellik var, Tozan Alkan’ın kitap reklamı için tasarıma alınan bir şiiri:

 

Sana şehir gelecek uzaklardan

esmer bir aşkı yüklenerek gelecek

 

Kimsesiz bir ağacın dallarından

acısını dut gibi dökerek gelecek

 

Yıllar sonra buğulu bir sabah vakti

kapına yaralı bir at gibi gelecek

 

Kâğıdın kalemin tozlu sunağından

beyaz kefenini yırtarak gelecek

 

Aşkta kaybedilmiş bir eli kazanıp

geçmişini unutmaktan gelecek

 

Dilin terkisinden, harflerin hızından

söze küskün kelimelerden gelecek

 

Sana şehir gelecek uzaklardan

bir halkın içinden geçerek gelecek

 

Ha, bir de akademisyen Fethi Demir’in “İsmet Özel’den Meraklısına Şiir Rehberi” başlıklı bir yazısı var; dergiye iliştirilmiş gibi duruyor, başlığından belli. “Şiir Okuma Kılavuzu”ndan hareketle Özel’in şiir hakkındaki teorik yaklaşımlarını tartışıyor yazı.

Şunu da belirtmeli ki dergide bol bol Çinli şair var, hep Nazım’ı övüyorlar!

Yorum bırak