Nis
10
2020

Sosyal Mesafe – Giorgio Agamben

“Ölümün bizi nerelerde beklediğini bilmiyoruz, o halde onu her yerde bekleyelim. Ölüme dâir tefekkür, özgürlüğe dâir tefekkürdür. Nasıl öleceğini bilenler hizmetkârlığı unutmuşlardır. Nasıl öleceğimizi bilmek bizi her türlü tahakküm ve cebirden azade kılar.” (Michel de Montaigne)

Tarihin bize öğrettiği gibi her sosyal fenomenin siyasal etkileri vardır ve olabilir. Bugünlerde Batı’nın siyasi lügatine yeni giren “Sosyal Mesafe” konseptinin de dikkatlice değerlendirilmesi uygundur. Bu terim muhtemelen şimdiye kadar kullanılan “kapatılma/hapsedilme” teriminin kabalığına ve katılığına karşı bir edebikelam olarak ortaya atıldı. Bunun altında nasıl bir siyasal düzenin olabileceğinin muhasebesi herkes tarafından yapılmalıdır.  Bu sadece nazari bir hipoteze dayanmadığı için diğer durumlar arasında en âcili kabul edilmelidir. Ve eğer, pek çoklarının dediği doğruysa, yeni “sağlık âcil durumu” insanlığı bekleyen ve insanlığın hazırlandığı yeni siyasal ve sosyal yapılar için bir laboratuvar olarak kabul edilmelidir.

Tabi ki, her zaman olduğu gibi, bu yeni durumun kesinlikle müspet kabul edilebileceğini, insanların yeni dijital teknolojilerle iletişimlerini mesafelere rağmen mutlu bir şekilde sürdürebilme imkânına sahip olduğunu söyleyen ahmaklar var ve olacaktır. Fakat ben,  “Sosyal Mesafe” konsepti ile kurulmuş bir topluluğun insani ve siyasal olarak yaşanılabilir, uygulanabilir olduğuna inanmıyorum. Her durumda, hangi bakış açısı ile olursa olsun, bana öyle geliyor ki bu bahis üstüne düşünmeliyiz.

İlk değerlendirmelerdeki endişeler genelde “Sosyal Mesafe” önlemlerinin hakikaten tekil olan doğasıyla ilgiliydi. Elias Canetti’nin, şâheseri olan “Kitle ve İktidar”da tanımladığı gibi, kitle ya da kalabalıklar, gücünü dokunulma korkusunun tersine çevrilmesinden alır.* İnsanlar genellikle yabancılar tarafından dokunulmaktan korkar ve çevresine ördükleri mesafe bu korkunun etrafında yükselir, kitle ise bu korkunun zıtlaştığı ve tersine döndüğü tek durumdur. “İnsan sadece bir kalabalık (kitle) içinde dokunulma korkusundan kurtulabilir. İnsan ancak kitleye teslim olursa dokunulma korkusundan âzâde olur. Birlikte sıkıştığı kişi onunla aynıdır. Onu tıpkı kendini hissettiği gibi hisseder. Birdenbire her şey bir ve aynı bedende gerçekleşir. Dokunulma korkusunun tersine dönmesi kitlenin gerçek doğası gereğidir. Ferahlama hissi kitlenin en yoğun olduğu noktada en mükemmeldir.”

Canetti’nin şimdilerde var olan kitlenin fenomenolojisi hakkında ne düşüneceğini bilmiyorum fakat “Sosyal Mesafe” önlemleri ve süregiden paniğin yarattığı şey kesinlikle bir kitledir. -Tabiri caizse ters yüz edilmiş bir kitle, ne pahasına olursa olsun birbirlerini belli bir mesafede tutan bir kitle.- Fakat seyrekleştirilmiş ve yoğunluğu (öz kütlesi) azaltılmış olsa da bir kitle, hala bir kitledir. Canetti’nin sonralarda açıkladığı gibi ayrıca kitle kompaktlığı ve pasivitesi ile de tanımlanır. Bu anlamda “Özgürce hareket etmesi imkânsızdır. Sadece bekler. Bir başın (ya da liderin) belirmesi için bekler.”

Canetti daha sonraki sayfalarda kitlenin “reddiye” ve “yasak” ile kurulduğunu tanımlar, “Kalabalık bir insan grubu daha önce tek başlarına yaptıkları şeyleri yapmayı reddediyorlar ve aniden ve kendi kendilerine dayattıkları yasaklara riayet ediyorlar. Her halükârda muazzam bir güç! Bir “emir” kadar mutlak ancak bu konuda belirleyici olan ise menfi nitelikleri.”

Sosyal mesafe naifçe inanıldığı gibi “ekstrem bireycilik” ile karakterize bir topluluğun temeli olmayacak. Bunu göz ardı etmemek elzem. Aslında tam tersine, bugün çevremizde var olan, yasaklara dayanan “seyreltilmiş” bir kitle var. Aslında tam da bu yüzden özellikle pasif ve kompakt.

6 Nisan 2020

Çeviren: Murat Muratoğlu

Not: İtalyanca yazan Agamben’in blogundan alınan yazı İngilizce çevirisinden Türkçeleştirilmiştir.  İngilizce çeviri için: http://autonomies.org/2020/04/giorgio-agamben-social-distancing/.

* Elias Canetti’nin “Kitle ve İktidar” kitabının Ayrıntı Yayınlarından bir çevirisi bulunmaktadır.

Yazarın Salgın İle İlgili Diğer Yazıları:

https://istiraki.blogspot.com/2020/03/salgn-uzerine-dusunceler.html

Covid-19: Gerekçesiz Bir Acil Durumun Yarattığı İstisna Hali

 

 

Yorum bırak