Ara
24
2011

“Bugün biz masumlar için ayakkabı yapmaya çalışıyoruz, yazarak”

Önce söz vardı. O söz şimdi bizim katımızda ve elimizde. TGC’ne ve Seçici Kurul’a teşekkür ederim. Bu ödülün ağırlığı benim açımdan, daha önce bu ödülü almış olan büyük ustaların gölgesinden gelir. Yaşar Kemal, Turgut Uyar, Edip Cansever gibi büyük insanların aldığı bir ödülü taşımak benim için çok ağır bir yüktür. Onların gölgesi ki bir kayadan daha ağırdır.

Ödülün maddi kısmını, bu geceyi soğukta geçiren Van’daki deprem mağduru kardeşlerimize iletmek istiyorum. Benim için onur ve gururdur.

“İnsan neden yaşar?” sorusu bir yazar açısından “insan neden yazar?”a dönüşür.

Herhalde iki derdi vardır yazının. BM rakamlarına göre dünyada her gece 1 milyar insan yatağa aç ve üşüyerek giriyor. Masumlar öncelikle onlardır.

İkinci kısımdakiler ise, her gece yatağa giden kaç milyar insan bilmiyoruz, ama aç veya tok, zengin ya da fakir, kadın veya erkek: kalbi kırık insanlar, garipler, yetimler, mutsuzlar, terk edilmişler, umutsuzlar… Onlar bizim masumlarımızdır. Onlara söyleyecek tek şeyimiz olabilir. Umut ki bizim en yüce bayrağımızdır, onu asla yere düşürmememiz lazım.

Büyük Fransız filozofu Jean Paul Sartre’ın söylediği söz: “İnsanların çıplak ayakla dolaştığı bir dünyada yazarın görevi ayakkabı yapmaktır.” Bugün biz masumlar için ayakkabı yapmaya çalışıyoruz, yazarak.

Sondan bir önceki söz: Bu ödül aynı zamanda kitabı yazarken yanımda hissettiğim, artık hayatta olmayan, bu güzel ülkenin güzel insanları için hayatlarını veren devrimci arkadaşlarım, devrimci ağbilerim ve ablalarım içindir.

Son söz aslında her zaman ilk olması gereken sözdür: Anneme ve babama bir selam… Beni doğurdukları, beni büyüttükleri için değil; beni var ettikleri, beni ben yaptıkları için. Anadolu’nun ücra bir köşesindeki köyümüzde kulağıma fısıldadıkları, ama durmadan durmadan fısıldadıkları o masalları, destanları, efsaneleri ve hikâyeleri sayesinde ben bugün yazabiliyorsam, onlara onların sevdiği bir destanın dizeleriyle selam etmek istiyorum:

“Kejê Mirzobege, gul sore, por drêje…”

Burhan Sönmez’in, TGC “Sedat Simavi” Ödül Töreninde Yaptığı Konuşma:

 

 

Yazar Hakkında:

Yorum bırak