Ağu
18
2010

Bir Yoksulluk Hikayesi…

Silvan’da geçimini el arabasıyla sebze ve meyve satarak sağlayan ve 2 odalı tek katlı evde ailesiyle yaşayan Hacı Oruç, 3 gün önce iftar vakti evine geldi. Eşi Edibe Oruç’a ne yemek yaptığını soran Oruç, “Yemek yapacak birşey yoktu. Yemek yok.” yanıtını alınca üzülerek, evin bir odasına çekilip, kendisini tavana astı.
Şüphelenip odaya giren Edibe Oruç, eşini ipte asılı tavanda sallandığını görünce hemen müdahale etti ve ipi keserek onu indirdi. Hacı Oruç, yakınları tarafından kaldırıldığı Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakımda tedaviye alındı ancak yapılan tüm müdahaleye rağmen dün akşam yaşamını yitirdi.
ÖNCE ÇOCUKLARINA SARILIP AĞLAMIŞ
Eşinin intihar etmesinin ardından 4 çocuğuyla ortada kalan 37 yaşındaki Edibe Oruç, büyük üzüntü yaşadı. Kürtçe konuşan Edibe Oruç, eşinin son günlerde para kazanamadığı için eve yiyecek alamadığını söyledi.
Eşinin 3 gün önce iftar saatinde eve geldiğini ağlayarak anlatan Edibe Oruç şöyle dedi: “İftar saatinde eşim eve geldi. Yemek yapacak hiç bir şey yoktu evde. Aç aç bekliyorduk. Eşim ne yemek yaptığımı sordu. Ben de ‘yemek yapacak bir şey yoktu, yemek yok’ dedim. Bunun üzerine çocuklara sarılıp bir süre ağladı. Çok üzüldüğünü anlamıştım. Sonra da arka odaya geçti. Ben de fazla üzmemek için yanına gitmedim. Ama odadan ses gelmeyince merak edip gidip baktım. Eşim kendini iple tavana asmıştı.”.

Hacı Oruç’un cenazesi, Silvan’ın Karabehlülbey Mezarlığı’nda toprağa verildi.

3 Yorumlar+ Yorum Ekle

  • Hacı abimize hakkını helal ettirebilmenin yolu mücadeleyi yükseltmekten geçiyor! Orucunu intiharla açan kardeşlerimiz oldukça zalimlerin karşısına dikileceğiz, sokaklarda, salonlarda, 1 mayıslarda, sendikalarda, derneklerde şirkin yoksullaştırıcı yüzsüzlüğünü, tekebbürünü hedef alacağız! Sahte düzenlerinde, oyunlarında yer almayacağız!

  • özgür sahne biraz reklam kokan bir açıklamamada bulunmuş.eleştiri ortada durum üzerinden slogan..neyse…evet hacı abimize hakkını helal ettirmenin yolu bundan sonra hacı abi gibilere el uzatma,,iş imkanları sağlamakla 1.dereceden yükümlü olan devlet(malesef islami bir rejim değil) ve 2.derecede müm'in kardeşleri,millet ve vatandaş, İNSAN olarak bizler sorumluluğumuzu yetine getirmekten geçer..belki o zaman hesap gününde yüzüne bakacak yüzümüz olur o da Hakkımı helal ediyorum der….

    biz MAVİ MARMARA GEMİSi ile Filistine yardım götürürken,AFGANİSTAN'a PAKİSTAN'a ÇEÇENİSTAN 'a, AFRİKAYA'a ve ismini sayamadım bir çok devletlere yardım konvoyları oluştururken yanıbaşımızda açlıktan sefaletten ölen İNSAN lar ( din kardeşliğini geçtim) için verebileceğimiz Cevabı merak ediyorum…KOMŞUSU AÇ İKEN KENDİSİ TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR felsefesine sahip bir dinin mensubu bizler komşumuz açlıktan ölürken acaba HAK 'kın önünde ne diyecez…

  • Şu kadına ve çocuklarının yüzlerine iyi baktınız mı? Ben o anneyi tanıyorum. Ben de Silvanlıyım. o kadın ağlamayı kanıksamış. Çok anlamsız buluyor ağlamayı. Fotoğrafta çocuklar ne kadar anlamsız duruyorlar. Boşlukta gibiler. Büyük oğlan daha bir dökülmüş. Belliki 'yük'ü farketmiş. Bu bayramda Silvana gittim Eski belediye başkanlarından biri olan amcamı ziyarete. Bu ailenin sırtından Erdoğanı vuruyordu. Şehirdeki binlerce aileden biri olan bu aileden haberi olması gerekirken kirli bir politika üretiyordu kendince. Daha kötüsü bu adam, Silvanın şimdiye kadar gördüğü en iyi başkandı. Gerisini siz düşününün.

    Çıtayı yükseltmek falan filan, bunlar beylik laflar. Sıkı biriysen yapacağın tek bir şey vardır: Komşun aç iken, tok yatma şerefsizliğini içine sindiremeyeceksin. Hepsi bu. Böyle buyuruyor Aleyhisselam. Gerisi hikaye. Alev Alatlı Orda Kimse Var mı'da solcuların bu teranelerini dillendiriyordu. Şimdi de biz aynı durumlara düşmeyelim.

    Not: En sağdaki çocuk (baba öldükten sonra)bir çuval una dayanmış. Alın gözünüz doysun…. der gibi…

Yorum bırak