Kas
12
2011

Bilinç Işıklarını Söndüren Sıfatlar

Türkiye’de İslamcılığın önde gelen isimlerinin, düşüncelerinin ne kadar anlaşıldığı, kişilerin aralarındaki fikir ayrılıklarının fark edilip edilmediği meselesi özellikle 60′ sonrası İslamcı isimler açısından oldukça önemlidir. Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören gibi isimlerle aynı düzlemde olduğu düşünülen Atasoy Müftüoğlu en az anlaşılan, dostlarının eşiğine varınca diasporası başlayan bir düşünce insanıdır. Sezai Karakoç’un bir tür nostaljiyle bir taraftan devletleştirilmesi, daha doğru bir ifade ile, devletin yeni elitleri tarafından mülkleştirilmesi diğer yandan düşüncelerinin önemli olanda taşralaştırılmasına paralel şekilde, adı muhafazakâr basın ve yazarlarca sürekli olarak saygıyla anılan Atasoy Müftüoğlu da benzer bir kaderi yaşamaktadır. Sözgelimi, Müslüman dünyayı eleştiren Atasoy Müftüoğlu’nun bu eleştirileri hasır altı edilerek sadece Batı’ya karşı çıkan söylemleri öne çıkarılmaktadır. Oysa onda diğer bütün İslamcı yazarlarda olduğu gibi öncelikle Müslümanların “maskaralıkları” eleştiri konusu edilmektedir. Onun anlaşılmadığından dem vuranlar bile, yazdıkları yazılarda, onun için kullandıkları sıfatlarda, Müftüoğlu’nun düşünce dünyasına ne kadar uzak olduklarını ortaya koyuyorlar. Bunun son örneği Hece‘de (Kasım 2011, 179) yayımlanan Murat Erol imzalı “Büyük Buluşma: Halvet” başlıklı yazıdır. Bu yazı “üzerine en çok konuştuklarımızın, üzerine en az yazdıklarımız, fikirlerine/yazdıklarına dair en az düşündüklerimiz olduğu gerçeğini bir kez daha yenilemek” düşüncesiyle kaleme alınmış olsa da yazının başlığında ve son kısmında kullanılan “halvet” sözcüğü,  yazarın Müftüoğlu’nun düşünce dünyasını ne kadar kavradığını tartışılır kılıyor. Daha önce yapılan birkaç haberde de buna benzer sıfatların kullanılmış olması, Atasoy Müftüoğlu’nu anlamayanların/anlamak istemeyenlerin/anladıkları hâlde önerdiği uzun yola çıkmaya hüküm giymekten ricat ederek onu “ağızlarında eskittiklerinin” bir göstergesi olarak okunabilir. Eleştiri kılıcını tıpkı Hz.Ömer gibi çekinmeden kullanan  Müftüoğlu’ndan bu yazılar ve haberler konusunda Hece‘nin önümüzdeki sayılarında bir tashih beklentisi içindeyiz.

Yazar Hakkında:

Yorum bırak