May
7
2011

Kirli Elbise – Saadet Özdemir

Şarıl şarıl yağan yağmur taneleri altındayım. İnadına yağan yağmur altında umarsızca ıslanıyorum. Kimim, neyim bilmiyorum. Bedenim bir arayış içinde kayıplardayım, arıyorum ama bulamıyorum. Bir elbise giyiyorum üzerime kimliğimi buluyorum. Ama bedenime uydurduğum o kıyafeti ruhumda göremiyorum. Bedenimi kaplayan o çaput parçası neden içime yakışmıyor. Çırılçıplak kalıyorum kirli elbiselerin içinde.
Bir ışık var o karanlığın içinde yürümek istiyorum ama ben gittikçe o daha da uzaklaşıyor. Ya da ben gitmiyorum olduğum yerdeyim o yine uzaklaşıyor. Karanlığı delip geçtiğimde aydınlığa ulaştığımda biliyorum ki bir daha o karanlığı görmeyeceğim. İçimi kaplayan o kara lekeyi sileceğim ve bembeyaz bir huzura kavuşacağım. Kendi rengimi kendim yaratacağım. Ben kimim deyince cevap verecek bana “sen o beyazın içine inancınla çizdiğin renklersin diye…
   

İster istemez soruyorum kendime o ışığa nasıl kavuşacağım. Belki cevabını bulamadığım için hala aynı yerde sayıyorum. Korkuyorum yüreğimin götürdüğü yere gitmeye, gerçek sevgiyi bulmaya korkuyorum. Canımı acıtıyor bedenimi nasıl uyduracağım içime bilmiyorum. Belki de içimdeki o karanlığı bedenime giydirdiğim o rengarenk elbiselerle kandırıyorum ve yine dönüyorum en başa… Neyi bekliyorum bilmiyorum ama titriyor içim, ayaklarım gitmiyor düşer gibi oluyorum. Işığa kavuşmak için koşamıyorum, engelleri aşamıyorum. Ağır geliyor sorular bana cevap veremiyorum. Ama asıl bilmediğim o yolda nasıl yürüyeceğim. Ya biri arkamdan itecek ya da elimden tutup çekecek başka türlü olmuyor bu işi tek başıma beceremiyorum.

Yazar Hakkında: Özgür Sahne

Yorum bırak