Eyl
25
2020

Philtrum – Nazlı Nesibe Kılıçoğlu

 

“Ezel sırlarını, ne sen bilirsin ne ben./ Bu muamma sözü, ne sen okursun ne ben,/ Perdenin gerisinde, ben ile seni bir konuşturan var./ Perde kalkarsa, ne sen kalırsın ne ben.”

bulutları gölgeliyor perdeler
çok önemli bir isteği sezdirmeden
getirir gibi dile
dudaklarımızda geziniyor esintilerin en serini
hayır söylemeyeceğiz
gölgeler ki adımlarımızda ezilen
gövdeler ki yeşillerle dolduran her eserini
gökler ki söyleyen hangi rengin yakıştığını cennete
hayır söylemeyeceğiz
dudaklarımıza dokunmayı unutmuş olsa da melekler

elbette bir sır var
beyazların merakla söylenmesini beklediği
dağların yüklenmekten çekindiği yükü
belki nasıl taşıdığımıza dair
doğduk ruhumuzdan sonra
alışma’nın kendisini hayatın peşine eklediği
bu dünya
başlamamış olmak ve sonsuzluk için çok dar
işte bilinen ilk düş, izlenim, bilgi, vesair
hayır söylemeyeceğiz
kötülüğün terki ile başlayabilir veda
mihenk taşı kadar küçüldüğünde beden
ve ruh endişeli bir kalbi ilk öptüğünde
hayır söylemeyeceğiz
doğduğunda
unutmayandır ruhunu kaybeden

ağaçların gözleri olsaydı
görürdü onlar da
perde sonuna kadar çekildiğinde
ana rahmi gibi karanlıktır içimiz
bir el kim bilir kaçıncı kez saydı
sonsuza uzayan lambaları orada
bizim ise gördüklerimiz yalnızca
gölgelerin duvarımıza bıraktığı iz
doğrusu
zor olurdu bir ağaç olmak bu çağda
kısık rüzgarlarda eğik boyunlu
kökleri sağlam bir ardıç mesela
gölgemizi zalimden bile esirgememek
çatlatırdı orta yerinden hepimizi
ya sırrından saklanan bir dağ olmak
ne yüklerdi omuzlarımıza
dağların kalbi boşluk kaldırmaz
biz tünellerden geçeriz
gökyüzü kiremit evlerin canlarında
uzatırız ellerimizi
çiçeklenir parmak izlerimiz
dağlar mahzun biz zalim
ya insan nasıl saklanabilir gölgesine

bu tarlanın ortasında salınıp duran
o beyaz perde
korkuluk mu yoksa
teslimiyet mi bir kutsal derde
izi durdukça yüzümüzde yaşamanın
perdeden süzülenler yansıdıkça elimize
neyi söylemediğimiz ve unuttuğumuz hatırlanacak
nefesler kesilecek bir anda
ağzımızdan kaçıracağız
sulara gömecek bizi bu beyaz
sonsuza, serinliğe ve yokuşa
biz buradayız sen nerede
hayır söyle-

Leave a comment