Tem
17
2021

Değer Üzerine – Bilal Öz

Değer kelimesi Türkçede pay, hisse, eşit olmak anlamına gelir. Ancak günümüzde toplum arasında kullanılan değer kelimesini eski Türkçedeki karşılığıyla anlamak yanlış olacaktır. Zira toplum zaman içerisinde gerek dinlerin gerek kültürlerin ve de küreselleşmenin de etkisiyle karşılaştığı/ keşfettiği ‘yeni’ durumlar için çoğu zaman yeni tabirler üretmek yerine ya bir başka dilden eklemeler yapar ya da mevcutta bulunan ‘yeni’ye yakın bir tabirin anlamını genişletir, dönüştürür. Tıpkı değer kelimesinde olduğu gibi, zira zaman içerisinde bulunduğumuz coğrafyanın, dinin ve farklı kültürlerle etkileşim sonucunda değer kelimesi dönüşüme uğramıştır. ‘Kadir, kıymet’ kelimesine yakın, kutsal bir anlam kazanma eğilimi göstermiştir.

Dilin ve kelimelerin geçirdiği dönüşümler, hayata ve topluma da dönüşümleri beraberinde getirir. Kelimelerin sahip olduğu güç burada saklıdır. Toplum kullandığı dile mefhum düzeyde ne kadar hâkim ise dilin getirdiği dönüşümleri o derece kontrol altında tutabilir. Örnek olarak değer kelimesi toplumumuzda ve özellikle İslami camiada çok sık zikredilen bir tabirdir. Ancak mefhum olarak silikleşen, anlam olarak gölgede kalan bir tabirdir. Buraya kadar anlattıklarımız toplumumuzda değer kavramının ve değerlerin getirdiği dönüşümü kavramaya yardımcı olacaktır.

Değerler ilk önce insanın zihninde/ iç dünyasında doğar ve şekil alır. Zira insanı insan yapan bu özelliğidir. Maddeyi, iradenin bir alt kümesi olan bu özelliğiyle dönüştürme, birleştirme ve farklı amaçlar için kullanma yetkinliğine sahiptir. Madde-üstü şeyler için de zihin dünyasında mecazi anlamda aynı yetkinliğe sahiptir. İnsan soyu, değerler hiyerarşisiyle neye, niçin, nasıl ve ne kadar değer yükleyeceğine düşünce yapısı, ruhsal ve duygusal yönelimleriyle karar verir. Ve aldığı bu kararlar ile hayatına yön verir. Bu durum toplum açısından da geçerlidir. Fertler aracılığıyla zamanla toplumun rengi fertlerin ekseriyetinin rengine bürünür.

Örnek verecek olursak modern zamanda seküler zihnin hâkimiyeti altındaki toplumun en üst değerleri para, iktidar ve bu iki değerler toplamının getirdiği ‘güçtür’. Günümüz toplumunu bu duruma getiren zaman içerisinde her ferdin zihinsel, ruhsal ve duygusal açıdan bu değerlere meyli ile bu değerlerin topluma hâkimiyeti olmuştur. Bu duruma zıt diyebileceğimiz, insanı insan yapan değerlerin topluma rengini verdiği dönemler olmuştur. İslam’ın ilk dönemlerinde ve ‘islami ruhun’ toplumun geneline sirayet ettiği dönemlerde toplumun en üst değerleri takva, ihlas ve güzel ahlak olmuştur. Sözünü ettiğimiz değerler ile toplum, hayata ve tarihe yön vermiştir.

Her çağda madde ve madde-ötesi sabittir. Değişen, insan soyunun zihin dünyasında sistematize ettiği değerler sistemidir. Zira çağları, tarihi ve zamanı renkli kılan insanın zihnidir.

Ne idi bizim değerlerimiz?

Doğrusunu bilen Allah’tır.

Yazar hakkında

1 Comment+ Add Comment

  • Kaleminize sağlık…

Leave a comment